Ana sayfa yap

Kardelenler çiçek açtı

« Önceki | Sonraki »

29/4/2008

Kalp kırmak

 

 

Kalp Kırıldığında Nasıl Bir Ses Çıkarır Sizce ?
güvercinin telaşlı kanat çırpışındaki ses mi?

yoksa,
kelebeğin kanadındaki inadına sessiz bir çığlık gibi mi?

ya da, tuz-buz olan bir sırçanın
haykırışı gibi mi?

nasıl bir sestir ki,perişan eder bizi duyduğumuzda??

ne kalpler kırdık
bilmeden..
ya da bile bile......

ne setler koyduk aramıza bu kırılmış kalplerden de..

sonra aşmaya çabaladık durduk çok...

dokunmak istedik,ulaşamadık....

ulaşmak istedik,kendi ellerimizle kurduğumuz

setler engel oldu yine kendimize.....

oysa,
nasıl da kolaydı yıkıvermek han duvarlarını....

sıcacık bir gülümseme,

içten bir çift gözle birleştiğinde,eritmez mi en büyük buzulları???

esirgedik birbirimizden maliyeti sıfır olan
gülümsemelerimizi...

kolay geldi bencillik en dar anlarda..koyuvermek..koyuup kaçıvermek....
kaçarken bakmamak ardımıza

ya da,
bakıp da görmemek...görmek istememek...

her ne varsa...

oysa,ne de kolaydı düşmanlığı yoketmek,
sıcacıık bir gülümsemeyle...
olmaz dedik.

o bana düşman

denemedik bile hiç..
korktuk belki de yanılacağımızdan..

oysa hayat ne de kısa..

düşünmek
için bile vakit yokken....
bile bile zehir ettik günlerimizi..
kavgalarla..
itişip kakışmakla harcadık
dünlerimizi...
ziyan ettik hem düne.. hem bugüne.. hem de yarınlarımıza..
sahi,kalp kırıldığında nasıl
bir ses çıkarır?
duydunuz mu hiç?
ben ne zaman dinlesem bir cam parçalanışı hissediyorum
peki ya siz?


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

27/3/2008

Beni Unutma

 

Bir gün gelir de unuturmuş insan

En sevdiği hatıraları bile

Bari sen her gece yorgun sesiyle

Saat on ikiyi vurduğu zaman

Beni unutma...

Çünkü ben her gece o saatlerde

Seni yaşar ve seni düşünürüm

Hayal içinde perişan yürürüm

Sen de karanlığın sustuğu yerde

Beni unutma...

O saatlerde serpilir gülüşün

Bir avuç su gibi içime, ey yar

Senin de başında o çılgın rüzgar

Deli deli esiverirse bir gün

Beni unutma...

Ben ayağımda çarık, elimde asa

Senin için şu yollara düşmüşüm

Senelerce sonra sana dönüşüm

Bir mahşer gününe de rastlasa

Beni unutma...

Hala duruyorsa yeşil elbisen

Onu bir gün benim için giy

Saksıdaki pembe karanfilde çiğ

Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen

Beni unutma...

Büyük acılara tutuştuğum gün

Çok uzaklarda da olsan yine gel

Bu ölürcesine sevdiğine gel

Ne olur Allah'a kavuştuğum gün

Beni unutma...

 

 

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

27/3/2008

Tut elimden ayrılık

16/3/2008

Papatya

 

PAPATYA

Koskoca bir bahçede
Demetler içinde bir papatya.
Aşık olmuş, yanmış, tutuşmuş
Ak sakallı bahçıvana...
Bir ümit bekliyormuş.
Yüzlerce çiçeğin arasından
Onunla, sadece onunla
Saatlerce ilgilenmesini.
Buz gibi suyunu
Sadece ona döksün istiyormuş...
Sadece ona değsin makası,
Sadece ona gülsün dudakları.
Kıskanıyormuş bahçıvanı
Kırmızı güllerden,
Sarı lalelerden,
Mor menekşelerden.
Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş,
Bembeyaz yapraklarını...

Bir gün,
Aşkı öyle büyümüş ki,
Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş.
Eğilivermiş boynu.
Toprağa bakıyormuş artık.
Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş
Ayaklarını görüyormuş.
Bunada sükür diyormus.
Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.
Zaman akıp gidiyormuş.
Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.
Ne var sanki boynumu kaldırsa
Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormuş.
Yanıp tutuşuyormuş...

Ve işte bir gün..
Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış.
İncecik bedenini ellerinin arasına almış.
Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş
Bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.
Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı.
Hâlâ göremiyormuş onu,
Ama bedeni kurtulmuş.
Uzun bir müddet sonra,
Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye.
Gelen giden yokmuş...

Kahrından ölecekmiş papatya.
Ama işte bir sabah,
Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış.
Derin bir oh çekmiş.
Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş.
Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş.
Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş.
Başka birisiymiş.
Adamın elinde bir de makas varmış.
Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru
Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.
Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış.
Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış...
Ama gövden seni taşımıyor demiş.
Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış
Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.

Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini,
O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış.
Bir de o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş,
Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini.
O, her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş.
Belki, ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş,
Ama onu aslında hep sevmiş.
Papatya anlamış artık.
Sevgi; emek istermiş...
Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini,
Teşekkür etmiş ona içinden..
Son yaprağı da kuruduğunda,
Biliyormuş artık...
Gerçek sevginin, söylemeden,
Yaşamadan ve asla kavuşmadan
Varolabileceğini...
 
 
Alıntı

 

 

 


 

2/3/2008

Yalnızlık

 

Bazen gerçekler hayallerin ötesinde olur ya...

Kimseler seni anlayamaz.

Sana göre dogrular,kimine göre yanlışa döner.

Hani...

Bir su damlası,denizde milyarlarca su damlası içinde...

Yalnızdır oysa...

Yaşamak için güzel sebepler buluyoruz.

Oysa şimdi bana bin güneş doğsa,

götürmez içimdeki karanlıgı...

 

 

 

27/2/2008

Leb-i derya'dan damlaya - 8

 

Gök mavi altında,akdenizin kıyısında...
işte yine sana sesleniyorum ey damla.
Senin hasretinle,gönlümde keder varken,
karalıyorum işte.
kendimi oldukça bezgin ve cesaretim kırılmış hissediyorum.
Bu nasıl bir duygu,biliyor musun damla?
Bunu yazmak ve hecelemek bile ne kadar zor.
Gerçegi kabul etmek...
Olmazları istemek...
Sonuçlara katlanmak...
Bir şey daha ögreniyorum hayattan:
Potansiyelimi yırtarcasına çalışsamda,istesemde...
Olmayınca olmuyor.
Kader yazgısının önüne geçilmiyormuş meğer.

 

Ah damlam!
Senki denizde bir damlasın.
Bense denizi testisine doldurmaya çalışan leb-i derya'n.
Çok şey mi istedim acaba?
Bu bile çok görülüyorsa bana.
İşte bak yine hayata küsüyorum.
Sabır ne acı bir bitkiymiş Allahım.
Ama sonunun baldan tatlı olması gerekmiyor muydu?
Ve söyleyemediklerimi içime atıyorum.
Ve biliyorum ki...
içime attıklarım beni bir gölge gibi takip edecek.
keşkelerim,hüzünlerim,gözyaşlarım peşimde.
Ne olur bırakın peşimi.
Acıda olsa son yaşadıklarım.
Unutulmaz güzelliklerle dolu geçmişte yaşadıklarım.

 

Biliyor musun damla,
Önümüzdeki en büyük engeli?
Geçmişi temizlemek,sünger çekebilmek geçmişe.
Bunu yapmak ne kadar zor değil mi?

Hayat bir üzüntüdür derdi bir büyügüm.
Onu yeniniz.
Hayat bir güzelliktir,devamına dua ediniz.

Bende dua ediyorum işte.
Sende dua et damlam olur mu?
Hayat bir yolculuksa eğer damlam,
bizde onu mutlulukla tamamlayalım.
Eğer hayat bir yalnızlıksa,
onunlada yüzleşelim olur mu?

 

19/2/2008

Ben bir ahir zaman genciyim

BEN BİR AHİR ZAMAN GENCİYİM.

 

Bir ateşe düştüm yakıyor ama öldürmüyor.

Bir an olsun eksik olmuyor sancısı anlaşılmazlığın.

Ne olanlar beni anlıyor , ne de ben olanları.

Neden acaba? diye soracak birilerini arıyorum.

Bütün adresler bende,

bense çaresiz bir yüreğin feryadında bitiyorum.

 

Âhir zaman genciyim ben, ayaklarım kilometrelerce yol yorgunlugunda,

gözlerim kurtuluşa hasret.

Minareden gelecek bir “hayyealelfelah” nabzındayım şimdi.

Ama neden, neden sokaklar bu kadar garip bana,

neden camiler utangac ve neden kiliseler bu kadar magrur?

Düşüyor muyuz yoksa?, yada düştük mü pençesine şeytani tuzakların?

Ayakta kalan yok mu?Hala savaşan yiğitler yok mu meydanda?

Oysa en fazla yetmiş yıllık bir hayatı omuzlayabilecegimi sanıyordum.

Şimdi yaşadığım her dakikaya bir yetmiş yıl daha ekleniyor.

Ve biraz daha çabuk çöküyor omuzlarım.

Vapurdayken dalgaları ben karşılıyorum sanki,

trendeyken rayları tırnaklarım yalıyor bir bir…

Üşüdüğüm zaman hiç ısınmayacakmış gibi içim ve

yandığı zaman sanki hiç sönmeyecek gibi ateş…

 

Âhir zaman genciyim ben,

bazen dağlara vurasım gelir başımı.

Bu şehri terkedesim ve ispatlamak için uğraşasım bu dünyadan biri olmadığımı.

Yüreğime değiyor acısı aldatılmışlığın.

Anneme yalvarıyorum dışarıya salmaması için beni.

Ve babam gibi ayakta durmayı hayal ediyorum bir gün.

Sımsıkı, dimdik ayakta olmayı,

herşeye rağmen herşeye karşı ayakta olmayı…

Hayal ediyorum…

 

Ahir zaman genciyim ben,

ne olursa olsun duaya seccade sermiş dudaklarım var.

Yalanların ortasında, dikenlerin acısını tada tada eriyorum muradıma.

Ölüyorum belki ama elbette değil bir hiç uğruna.

Çırpınıyorum yavru bir ceylan misali düşmüşçesine aslanın ağzına.

Son bir hamle, son bir umut, ya beni al yanına ya da iyice geçirsin dişlerini aslan boynuma,

bilekleri iyice kavrasın bedenimi.

Kanımın aktıgını göre göre can vereyim ama

isyana tâbi tek kelime çıkmasın agzımdan.

Çünkü zaman âhir zaman,

bense çoktan kabul ettim acı bir ölümü değişmeye bu ölümden beter varlığa,

varoluşa…

 

Çünkü hiçbir şey kolay değil, zaman ahir zaman bense

bu zamanın içine elinde pimi çekilmiş bomba ile gönderilmiş acemi bir asker.

Ben bir âhir zaman genciyim…

Alıntı

17/2/2008

Bir kardelen oluyorum...

16/2/2008

Kardelen

 

KARDELEN

 

Bu bendeki bir dert ki, anlatamam kimseye,
Kulak verip de beni dinler misin kardelen,
Sardı tüm benliğimi, mecalim yok gülmeye,
Sende benimle ağlayıp, inler misin kardelen?


Mis gibi sıla kokan eş, dost mektuplarında,
Taze güller yeşerir eski anılarında,
Hatıralarla dolu gurbet akşamlarında,
Hasret denen türküyü,söyler misin kardelen?


Bütün duyguları bir deftere yazmanın,
Dertlerini duymayan,duvara anlatmanın,
İçinde ne var ise,hep içine atmanın,
Ne demek olduğunu bilir misin kardelen?


Dostu oldum kaç defa,sabahsız gecelerin,
Defterimde yeri yok, anlamsız hecelerin,
Çözemedim bir türlü bu zor bilmecelerin,
Cevabını sen bana çözer misin kardelen?


Ne kadar tatırsa da ayrılık acısını,
Unutamazsın yine onun hatırasını,
Bir kenara bırakıp acısı, tatlısını,
Hepsini bir kalemde,siler misin kardelen?


Anlat sende içini, dök dışına ne varsa,
Hiç düşünme kalbimi, bırak yansın yanarsa,
Bu derdi sen benimle paylaşır mısın, yoksa,
Bakıp bakıp halime güler misin kardelen?


Bilirim ben yerini, sormam sana nerdesin,
Senin yurdun dağlarda, sen hep yükseklerdesin,
Nasıl gelsem yanına, sen hep yükseklerdesin,
Eğilip de elimden tutar mısın kardelen?


Ah gurbet, sen içimde dinmeyen bir sancısın,
Bazen iyisin amma çoğu zaman acısın,
Ey kardelen! Sen bana neden çok yabancısın,
Çaldım işte kapını, açar mısın kardelen?


Senin de gözlerin yaşlı, ağlamışsın besbelli,
Yoksa sen de benim gibi naçar mısın kardelen,
Bu topraktan çıkıp da karları delmişsin ya,
Mevsimin gelmeyince açar mısın kardelen?


Derdimi de dinledin, sana ağır gelirse,
Yine toprak altına kaçar mısın kardelen,
Ya ölüm günü gelip de alırlarsa ruhumu,
Benimle gökyüzüne uçar mısın kardelen?

 

 

- Bedirhan Gökce -

 

12/2/2008

Leb-i derya'dan Damla'ya - 7

 

Günler ayları kovaladı damla,yoklugunda...
Sanki yutkunmaya engel bir düğüm var bogazımda.
Çektiğim acıyı paylaşma isteği belkide bu.
Bilmiyorum.
Nasıl bir döngü bu Allah'ım!
Farkında değil insan ne yaptığının,günleri nasıl geçirdiğinin.
Kendi dilimde konuşuyorum yine.
Hasretimi,özlemimi yine ummana yolluyorum.
Sen duyasın diye damlam.
Kaybettiğim huzuru yeniden arıyorum.
İkimizde aynı şeyi ararken...
Sen yitiksin damlam,
bense Leb-i deryan, kıyında bekliyorum.

 

Hatırlıyor musun?
Bir şiir gibi buluştu düşlerimiz...
Bir sabah güneşinin aydınlığında.
Sonra gerçege dönen bakışlarımız.
Gözlerin kısıklıgında daha görülecek,
düşlere dalışlarımız.
Sıcacık sevğimi getirmiştim sana,
üşüyen bedenime rağmen,ateşimi vermiştim,düşünmeden.
İkimizede yetmişti ateşim.Isınmıştı bedenlerimiz.
Huzur bulmuştu yüregimiz.
Sonra...
İlk defa duyuyorduk sesimizi.
Hayal dünyamız renklenmişti.
Gözlerimden yaşlar akarken,dualar ediyordum.
İki atan yürek,tek yürek olmuştu hani...

Söz vermiştim sana.

Üzerimde kap kara bulutlar dolaşırken,
sözümde durabilmek,ne zormuş meğer.
Anlayamadım damlam,bilemedim.
Bu sözün altında eziliyorum.
Her sözün bir bedeli varmış meğer.

Şimdi kollarımı kaldırıp avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum.
Kuş olup,özğürce kanat çırpmak istiyorum.

Çığlıgımı duyuyor musun?

Kanatlarımı görüyor musun?

 

« Önceki | Sonraki »


Muslim Network Uluyol.Net İslami Siteler Listesi www.islamisohbet.com islami siteler X Arama.com Arama Motoru Toplist Site Ekle Link Ekle Firma Ekle Arama Motorları Toplistler Toplist site ekle iyi hit siteler
iSLAMi Toplist Islami Siteler Listesi site ekle ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi Kevser En İyi Siteler Listesi Dini100.Net ListeNur.de - islami siteler listesi
Sevdalist - Sevdalara.net NurluYuz Cennet Yolculari Toplist
eXTReMe Tracker